Evsel Atıklar ve Geri Dönüşüm

EVSEL ATIK İnsanlar ihtiyaçlarını karşılamak ve hayatlarını devam ettirebilmek için bazı kaynakları kullanmak durumundadır. Bu kullanım sonucunda işe yaramayan, çevre için tehlike oluşturan her türlü madde atık olarak adlandırılır. Evde kullanılan atık sular, atık yağlar, kâğıt, poşet, pil, şişe, kutu, plastikler, eskimiş elbiseler, metaller, eskimiş elektronik araçlar, sebze, meyve ve yemek atıkları evsel atıklardır. Bitki […]

Devamını Oku

Karışımların Ayrılması

Karışımlar çeşitli yöntemler kullanılarak kendisini oluşturan maddelere ayrılabilir. Buharlaştırma, damıtma, yoğunluk farkı, mıknatısla ayırma ve yüzdürme karışımların ayrılması için kullanılan yöntemlerdendir. Buharlaştırmayla Ayırma Yöntemi: Bir sıvı madde içinde çözünmüş başka bir katı maddeyi çözeltiden ayırmak için kullanılan yöntemdir. Buharlaştırma işlemi, çözeltiden tüm sıvı buharlaşıp geriye sadece katı madde kalıncaya kadar devam eder. Tuzlu su karışımını, […]

Devamını Oku

Karışımlar

Karışımlar günlük hayatta kullandığımız ya da gördüğümüz birçok maddenin içeriğidir. İki veya daha fazla maddenin birbirleri içerisinde kendi özelliklerini kaybetmeden rastgele miktarlarda dağılmasıyla karışım oluşur. KARIŞIMLARIN ÖZELLİKLERİ Saf madde değildir. Formül ya da sembollerle gösterilmez. Karışımı oluşturan maddeler fiziksel yöntemlerle ayrıştırılabilir. Karışımı oluşturan maddeler arasında belli bir oran yoktur. Homojen ve heterojen olmak üzere iki […]

Devamını Oku

Kimyasal Tepkimeler

Kimyasal Tepkimeler Nasıl Oluşur? Bir odun baltayla ikiye kesildiğinde odunun yalnızca şeklinde bir değişim olur. Fakat odun yakıldığında geriye kalan kül, odunun özelliklerini taşımaz. Yanma, paslanma, çürüme, ekşime, gibi olaylar sonucunda maddenin iç yapısında değişimler olur, yeni maddeler oluşur. Maddelerin kimyasal değişime uğrayarak yeni maddeleri oluşturma sürecine kimyasal tepkime (kimyasal reaksiyon) denir. Vücudumuzdaki sindirim, solunum […]

Devamını Oku

Asitler ve Bazlar

ASİTLERİ VE BAZLARI TANIYALIM Asitli olan bazı meyve ve içecekleri tattığınızda bunların ekşi olduğunu hissedebilirsiniz. Bunlara ekşi tadı veren, içerdikleri asitlerdir. Sulu çözeltilerinde hidrojen iyonu (H+ ) oluşturan maddelere asit denir. pH değerleri 7 den küçüktür. Metaller ile tepkimeye girerek (H2) hidrojen gazı açığa çıkarırlar. Bu nedenle metal kaplarda saklanmaz. Sulu çözeltileri elektrik akımını iyi iletir. […]

Devamını Oku

Element ve Bileşikler

Etrafımızda gördüğümüz ve günlük yaşamımızda kullandığımız şekilleri, renkleri, kokuları birbirinden farklı maddeleri düşünelim. Kütlesi ve hacmi olan, her şeye madde denir. Maddeler, saf madde ve saf olmayan madde olarak ikiye ayrılır. Element ve bileşikler saf maddedir. Karışımlar ise saf olmayan maddedir. ELEMENTLER Aynı tür atomlardan oluşan saf maddelere element denir. Doğada 118 farklı element türü […]

Devamını Oku

Maddenin Tanecikli Yapısı

ATOMUN YAPISI Çevremizde gördüğümüz birçok maddeyi bütünmüş gibi görürüz. Oysa bu maddelere yakından baktığımızda bazı parçalardan oluştuğunu anlarız. Tüm maddeler küçük taneciklerin bir araya gelmesiyle oluşur. Doğada bulunan tüm maddelerin temel yapı taşına atom denir. Atom kelime anlamı olarak parçalanamayacak kadar küçük parçacık anlamına gelir. Tüm maddeler, aynı veya farklı cins atomların farklı sayı ve […]

Devamını Oku

Fiziksel ve Kimyasal Değişimler

Azra ve annesi beraber yemek hazırlıyordu. Azra bir yandan annesini izlerken bir yandan da annesine yardım ediyordu. Azra sebzeleri yıkadı, annesi ise doğradı. Sebzelerin bazılarını salata yaptılar, bazılarını ise pişirdiler. Bu esnada Azra düşünmeye başladı. “Sebzelerin pişirildikten ve doğrandıktan sonraki özellikleri birbiriyle aynı mıydı? Sebzeler pişerken her hangi bir değişime uğramış mıydı?” FİZİKSEL VE KİMYASAL […]

Devamını Oku

Periyodik Sistem

Geçmişten Günümüze Periyodik Sistem Doğada bulunan elementlerin daha kolay incelenebilmesi, arandığında daha kolay bulunabilmesi için belirli özelliklerine göre sınıflandırılmıştır. Elementlerin sınıflandırılması sonucunda periyodik sistem oluşmuştur. Joharın Döbereiner Bu konuyla ilgili ilk çalışmayı 1829 yılında Johann Döbereiner, benzer özellik gösteren elementlerden üçlü gruplar oluşturarak gerçekleştirmiştir. Ona göre; lityum, sodyum, potasyum benzer özellikler gösterdiği için bir grup […]

Devamını Oku

Kuvvetin Cisimler Üzerindeki Etkisi

Canlı varlıklar hareket ederek, konumlarını bir yerden başka bir yere taşıyabilirler. Örneğin bir köpek koşarken, bir kurbağa zıplarken ya da bir çiçek yönünü güneşin geldiği tarafa çevirerek hareket edebilir.      Ancak cansız varlıklar canlı varlıklar gibi kendi kendilerine hareket etme yeteneğine sahip değillerdir. Cansız varlıkların hareket edebilmesi için dışarıdan bir kuvvet uygulanması gerekmektedir. Günlük hayatımızda […]

Devamını Oku