ASİTLERİ VE BAZLARI TANIYALIM

Asitli olan bazı meyve ve içecekleri tattığınızda bunların ekşi olduğunu hissedebilirsiniz. Bunlara ekşi tadı veren, içerdikleri asitlerdir. Sulu çözeltilerinde hidrojen iyonu (H+ ) oluşturan maddelere asit denir. pH değerleri 7 den küçüktür. Metaller ile tepkimeye girerek (H2) hidrojen gazı açığa çıkarırlar. Bu nedenle metal kaplarda saklanmaz. Sulu çözeltileri elektrik akımını iyi iletir. Aşındırıcı ve tahriş edicidirler. Mavi turnusol kağıdını kırmızıya çevirirler. Bazlarla tepkimeye girerek tuz ve su oluşturur. Aşağıda bazı yiyecek ve içeceklerde bulunan asit türleri verilmiştir.

Limon   → Sitrik asit

Çilek     → Folik asit

Üzüm   → Tartarik asit

Sirke     → Asetik asit

Elma     → Malik asit

Yoğurt  → Laktik asit

Turşu, ketçap, meyve suyu → Benzoik asit

Reçel, marmelat → Sorbik asit

Gazoz → Karbonik asit

Kolalı içecekler → Fosforik asit

Karınca → Formik asit

Yiyecek ve içeceklerde bulunan asitler dışında başka asit çeşitleri de vardır.

Otomobil aküleri → Sülfirik asit ( H2SO4 ) “ZAÇ YAĞI”

Mide → Hidroklorik asit ( HCl ) ( Besinlerin sindirilmesine yardımcı olur. ) “TUZ RUHU”

Kezzap → Nitrik asit ( HNO3 ) ( Dinamit yapımı ve gübre üretiminde kullanılır. )

Fosforik asit ( H3PO4 ) ( İlaç ve gıda sanayisinde kullanılır. )

Not: Böyle asitlerin tatlarına kesinlikle bakılmamalıdır.

Sulu çözeltilerinde hidroksit (OH– ) iyonları oluşturan maddelere baz denir. pH değerleri 7 den büyüktür. Bazların tadı acıdır. Bazlar cilde kayganlık hissi verir. Örneğin sabunla elinizi yıkadığınızda elinizin kayganlaştığını hissedersiniz. Sulu çözeltileri elektrik akımını iyi iletir. Asitlerle tepkimeye girerek tuz ve su oluşturur. Kırmızı turnusol kağıdını maviye çevirirler. Günlük yaşamda kullanılan pek çok maddede baz vardır. Cam ve plastik kaplarda saklanmazlar.  Aşağıda bazı maddelerin hangi bazları içerdiği verilmiştir.

Sodyum hidroksit ( NaOH- Sudkostik) : Sabun ve lavabo açıcılarının yapımında kullanılır. Yapay ipek, kâğıt, tekstil, boya ve petrol rafinerilerinde de sodyum hidroksitten yararlanılır.

Potasyum hidroksit (KOH- Potaskostik) : Arap sabunu, şampuan, pil ve gübre yapımında kullanılır.

Kalsiyum hidroksit (Ca(OH)2 – Sönmüş kireç) : Çimento ve harç yapımında kullanılır.

Amonyak (NH3 ) : Temizlik malzemeleri, gübre ve patlayıcı yapımında kullanılır.
Not: Bazı bileşikler yapılarında OHiyonu içermesine rağmen baz değildir. CH3COOH baz değil asittir. Bazı bileşiklerin yapısında OHiyonu içermemesine rağmen bazdır. Örneğin, NH3 baz özellik gösterir.

Bir asidin çözünerek hidrojen iyonları (H+) oluşturduğu çözelti asidik çözelti, bir bazın çözünerek hidroksit iyonları (OH ) oluşturduğu çözelti ise bazik bir çözeltidir. Asitler içerdikleri H+ , bazlar ise içerdikleri OH miktarına göre kuvvetli ya da zayıf olarak adlandırılır. Bir çözeltinin asitlik ve bazlık derecesini tarif eden ölçü birimine pH (Power of Hydrogen) adı verilir. Düşük pH değeri olan bir çözelti çok sayıda hidrojen iyonuna (H+ ), yüksek pH değeri olan çözelti ise çok sayıda hidroksit iyonuna (OH ) sahiptir.

pH değerleri 7 olan çözeltiler nötr, 0-7 arası olan çözeltiler asidik, 7-14 arası olan çözeltiler bazik olarak nitelendirilir. Kuvvetli asitlerin pH değeri düşük, zayıf asitlerin pH değerleri yüksektir. pH değeri yüksek olan bazlar kuvvetli, düşük olanlar ise zayıf bazlardır.

asit-baz-dengesi

Bazı maddelerin pH değerleri:
Hidroklorik asit → 0
Sülfürik asit → 0.3
Mide asidi → 1
Nitrik asit → 1
Gazlı içecek → 2.4
Kola → 2.5
Limon → 2.3
Sirke → 2.9
Portakal suyu → 3.5
Domates suyu → 4.2
Asit yağmuru → 5.6<
Kahve → 5.0
Çay → 5.5
İdrar → 6.0
Süt → 6.5
Saf Su → 7
Tükürük → 7.2
Kan → 7.4
Göz yaşı → 7.4
Safra sıvısı → 7-8
Deniz suyu → 8.0
El sabunu → 10.5
Amonyak → 11.5
Kalsiyum hidroksit → 12.4
Çamaşır suyu → 12.5
Sodyum hidroksit → 13.5

Maddelerin pH değerlerini ölçmenin farklı yolları vardır. Çözeltilerin pH değeri pH metre adı verilen bir cihaz ile ölçülebilir.

Maddelerin pH değerlerini ölçmek için pH kâğıtları da kullanılabilir. Bu kâğıtlar, içine batırılan asit ya da bazın gücüne bağlı olarak farklı renklere dönüşür. Bu renk aralıklarından yararlanılarak maddelerin pH değerleri belirlenir.

ph-olcer

Çözeltideki pH değeri değiştikçe çözeltide renk değişimine neden olan bazı maddeler vardır. Bunlara indikatör ya da ayıraç ( Belirteç ) adı verilir.

Not: Kırmızı lahana asitlerde pembe-kırmızı renk verirken, bazlarda sarı-yeşil renk verir.

asit-baz-farki

ASİTLERİN VE BAZLARIN MADDELER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Mermer bir tezgâh üzerinde limon kesildiğinde mermerin rengi değişir. Çünkü limon asidiktir ve mermeri aşındırır.

Asitler ve bazlar maddelerin rengini değiştirebilir, gaz çıkışına neden olabilir ya da maddeleri tahriş edebilir.

Mide asidik bir ortama sahiptir. Dışardan fazlaca alınan asidik yiyecek ve içecekler ortamın asitliğini artırır. Bunun sonucunda reflü, gastrit ve ülser gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Ayrıca fazla asitli yiyecekler dişlerin çürümesine de neden olabilir. Bazik olan diş macunlarıyla dişleri düzenli fırçalayarak dişlerinizin sağlıklı kalmasını sağlayabilirsiniz.

Tuz ruhu, çamaşır suyu gibi temizlik ürünleri kuvvetli asit ve baz içerir. Bu tür maddelere doğrudan temas etmek ciltte yanıklara neden olur ya da cildi tahriş eder. Ayrıca bu tür ürünleri solumak, solunum yolu rahatsızlıklarına ya da zehirlenmelere yol açabilir. Bu nedenle temizlik ürünlerini kullanırken mutlaka eldiven giyilmeli ve maske takılmalıdır. Bunlara doğrudan temas edilmiş ise temas edilen yüzey bol suyla yıkanmalıdır. Deterjanlar birbiriyle karıştırılmadan kullanılmalıdır. Farklı deterjanlar birbirleriyle karıştırıldığında tepkimeye girebilir ve zararlı gazlar açığa çıkabilir. Bunun sonucunda zehirlenme olabilir.

Asitler ve bazlar günlük yaşamımızda bazı eşya ve malzemelerin yüzeylerinin bozulmasına ya da aşınmasına neden olabilir. Örneğin bulaşık deterjanları baziktir. Deterjanlar zamanla cam ve porselen yüzeyli eşyaları aşındırır ve bunların bulanık görünmesine neden olur. Tuz ruhu gibi temizlik malzemeleri fayansların aşınmasına neden olabilir. Mermer ve plastik ürünler asitlerden etkilenir. Asitlerin ve bazların bulunduğu kapların üzerinde belirli işaretler vardır. Asitlerin ve bazların zararlı etkilerinden korunmak için bu işaretlerle karşılaşıldığında dikkatli olunmalı ve gerekli tedbirler alınmalıdır.

tehlike-isaretleri

ASİT YAĞMURLARI

Normal koşullarda oluşan yağmurun pH değeri yaklaşık 6,5’tir. Bazı durumlarda havanın bileşimi değişir ve oluşan yağmurun pH değeri 5’ten daha düşük yani asidiktir. Bu şekilde asit yağmurları oluşur.

Endüstriyel faaliyetlerin ve enerji tüketiminin fazla olduğu yerlerde yakılan kömür, petrol gibi fosil yakıtlardan karbondioksit (CO2 ), kükürtdioksit (SO2 ) ve azotdioksit (NO2 ) gazları açığa çıkar. Bu gazlar, bulutlardaki su buharıyla tepkimeye girerek sülfürik asit (H2 SO4 ) ve nitrik asit (HNO3 ) gibi asitlerin oluşumuna neden olur. Bu asitler, yağmur gibi doğa olayları sonucunda yeryüzüne inmektedir. Bu yağmurlara asit yağmurları adı verilir.

Asit yağmurları tüm çevreye zarar vermektedir. Ancak bundan en çok etkilenen ormanlar ve tarım alanlarıdır. Asit yağmurları, toprağın yapısındaki magnezyum ve kalsiyum gibi bitki gelişiminde önemli elementlerin toprağın derinliklerine taşınmasına neden olur. Bunun sonucunda ağaçlar ve diğer bitkiler topraktan yeterli mineral alamadıkları için kurur.

Göllere ve akarsulara düşen asit yağmurları, sudaki asit dengesini bozar. Burada yaşayan balıklar ve diğer canlılar bu durumdan olumsuz etkilenir. Bu şekilde birçok canlı türünün nesli tükenmekte ve doğadaki denge bozulmaktadır. Asit yağmurları; mermer, kireç, metal, kum gibi maddelerden yapılan heykel, bina, tarihî eser ve doğal anıtlara da zarar vermektedir.

Doğal çevreyi korumak ve asit yağmurlarının etkisini en aza indirmek için ülkelerin, toplumların ve bireylerin üzerine düşen bazı görevler vardır. Bu konuda yapılması gerekenlerden bazıları aşağıda sıralanmıştır:

Enerji tüketiminde fosil yakıtların yerine güneş enerjisi, jeotermal enerji, rüzgâr enerjisi vb. enerji kaynaklarının kullanımı yaygınlaştırılmalıdır.

Orman yangınları engellenmeli ve yeşil alanlar artırılmalıdır.

Egzoz gazlarını azaltmak için özel araçların yerine toplu taşıma araçları daha yaygın kullanılmalıdır.

Kalitesiz, kaçak kömür kullanımı engellenmelidir.

Doğal gaz kullanımı yaygınlaştırılmalıdır.

Araçların bakımları zamanında yapılmalıdır.

Endüstriyel tesislerin bacalarına filtreler takılmalıdır.

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir