Canlıları oluşturan küçük yapı birimlerine gerekli olan maddeleri (besin ve oksijen) getiren ve bu yapı birimlerinde oluşan karbondioksit ve amonyak gibi atık maddeleri boşaltım organlarına taşıyan sisteme dolaşım sistemi denir.

Dolaşım Sisteminin Görevleri:

  1. Vücuttaki tüm yapı birimlerine oksijen ve besin götürmek.
  2. Vücuttaki yapı birimlerinde oluşan karbondioksit ve atık maddeleri boşaltım organlarına taşımak.

İnsanın dolaşım sistemi kalp, damarlar ve kandan oluşur.

KALBİN YAPISI VE GÖREVİ

Kalp göğüs boşluğunda, iki akciğer arasında bulunur. Kalbin büyüklüğü yumruk kadardır. Kalp, kalp kasından oluşur. Kalbin görevi vücuda kan pompalamaktır.

Kalpten pompalanarak vücuda dağılan kan, vücuttaki yapı birimlerine besin ve oksijen taşır. Bu yapı birimlerinde yaşamsal olaylar sonucu oluşan karbondioksit ve atık maddeleri alarak boşaltım organlarına taşır.

Kalp dört odacıktan oluşur. Üst kısımdaki odacıklar küçük, alt kısımdaki odacıklar büyük yapıdadır. Üst odacıklarda kanı kalbe getiren damarlar toplardamarlardır. Alt odacıklardan kanı kalpten vücuda dağıtan damarlar ise atardamarlardır.

Kan, kalpten pompalanarak damarlarla tüm vücuda dağılır ve tekrar damarlarla kalbe geri döner. Kan vücutta dolaşırken kanın yapısındaki besin ve oksijen oranı ile karbondioksit ve atık madde oranı değişir.

🙂 Doktorun stetoskop ile kalbimizi dinlediğinde duyduğu ses, kalpte kapakçıkların açılıp kapanması sırasında çıkan sestir.

KAN DAMARLARI

Kanın ilerleyeceği yollar damarlarımızdır.

Kan damarları üç çeşittir:

  • Atardamarlar, kanı kalpten vücuda taşıyan damarlardır. En büyük atardamar AORT atardamarıdır.
  • Kılcal damarlar, atardamarlar ve toplardamarlar arasında yer alır.
  • Toplardamarlar, kanı kalbe getiren damarlardır.

🙂 Vücudumuzdaki tüm kan damarları, uç uca bağlansaydı Dünya’nın çevresini iki kereden fazla dolanabilirdi.

Kalbin her kasılışında atardamarlara yaptığı vuruş etkisine nabız denir. Nabız, damarların üzerine hafifçe basılarak sayılır. Yetişkin bir insanda nabızsayısı dakikada ortalama 70-80 atımdır. Nabız, bilekte ve boyunda daha kolay hissedilir.

Kanın atardamar duvarına yaptığı basınca tansiyon denir. Kan basıncı, atardamarlarda ölçülür.Alt odacıklar kasıldığında ve kan kalp dışına itildiğinde oluşan basıncın ölçüsüne büyük tansiyon denir. Alt odacıklar gevşediğinde kan basıncı düşer. Alt odacıklar tekrar kasılmadan hemen önce kanla dolduğunda oluşan basıncın ölçüsüne küçük tansiyon denir. Koşup oynadığımızda kalp atışlarımız hızlanır. Kalp, daha hızlı çalışarak vücuda daha fazla besin ve oksijen gönderir.

🙂 Hızlı hareket ettiğimizde, heyecanlandığımızda, sinirlendiğimizde, kalbin atışları arttığından nabız da artar. Kalbin atım hızının artması demek, kalpten daha fazla kanın vücuda gönderilmesi demektir.

Stetoskop, vücut içindeki sesleri dinlemek için kullanılan tıbbi bir alettir. Genellikle kalp atışı, akciğer, bağırsak, mide sesleri ve nabız gibi sesleri dinlemeye yarar. Bununla birlikte stetoskop, kanın basıncını ölçmek için yardımcı bir alettir.

KAN DOLAŞIMI

Büyük Kan Dolaşımı

Kanın kalp ile vücut dokuları arasındaki dolaşımıdır. Kan bu dolaşımda uzun bir turu tamamlar. Büyük kan dolaşımının amacı, tüm vücuda besin ve oksijen gibi yararlı maddeleri ulaştırmak, yaşamsal faaliyetler sonucu vücutta oluşan zararlı ve atık maddeleri toplamaktır.

Küçük Kan Dolaşımı

 Kanın kalp ile akciğerler arasındaki dolaşımıdır. Küçük kan dolaşımının amacı, büyük kan dolaşımı ile bir turu tamamlayarak kalbe geri dönen kanın akciğerlerde temizlenmesini sağlamaktır.

KANIN YAPISI VE GÖREVLERİ

Kan; besin, oksijen ve vücut için gerekli olan diğer maddeleri vücudumuzdaki tüm yapılara taşıyan, damar içinde dolaşan sıvıdır. Aynı zamanda vücudumuzdaki yapılarda oluşan atık maddeleri toplayıp vücut dışına atılmak üzere boşaltım organlarına iletir.

Kan iki kısımdan oluşur. Bunlar kan hücreleri ve kan plazmasıdır. Alyuvar, akyuvar ve kan pulcukları olmak üzere üç çeşit kan hücresi vardır.

Kan, bir süre deney tüpünde bekletildiğinde kan hücreleri deney tüpünün dibine çöker. Kanın plazma kısmı ise deney tüpünün üst kısmında toplanır.

KAN GRUPLARI VE KAN ALIŞVERİŞİ

İnsan vücudunda A, B, AB ve O olmak üzere dört çeşit kan grubu bulunur. Kan grubu çeşidini belirleyen, alyuvarlarda yer alan protein özellikteki yapılardır. Kan alışverişi aynı kan grupları arasında yapılır. Kan alışverişi için alyuvarlarda bulunan Rh faktörüne de dikkat edilir. Alyuvarlarında Rh faktörü bulunuyorsa kan, Rh (+); Rh faktörü bulunmuyorsa kan, Rh (-) olarak adlandırılır. Kan alışverişi yapacak kişilerin Rh faktörlerinin de aynı olması gerekir. Örneğin B Rh (+) kana ihtiyacı olan birisine B Rh (+) kan verilir. Kan alışverişinde, aşağıdaki kan grupları ve Rh faktörü arasındaki ilişkilerin özetlendiği tabloları inceleyiniz.

KAN BAĞIŞI VE TOPLUM AÇISINDAN ÖNEMİ

 Ülkemizde her gün birçok hasta, tedavisinde kullanılmak üzere kan bağışı bekliyor. Bu nedenle sağlık açısından bir engeli olmayan insanların gerektiğinde kan bağışında bulunması çok önemlidir. Kan bağışlamanın sağlığa herhangi bir zararı yoktur. Hatta kan veren kişinin kan hücreleri yenilenir ve kişi daha sağlıklı olur. Tanımadığı bir kişinin hayatını kurtarmak bağışçıyı mutlu eder. Kan bağışı aynı zamanda toplumsal dayanışmayı da sağlar. Bu açıdan kan bağışı hem birey hem de toplum açısından çok önemlidir.

Ulu Önder Atatürk: “En iyi kişi kendinden çok ait olduğu sosyal toplumu düşünen, onun varlığının ve mutluluğunun korunmasına kendini adayan kişidir.” sözleriyle insan sevgisi, toplumsal yardımlaşma ve dayanışmanın önemini vurgulamıştır.

”Türk Kızılayı” ülkemizde kurulan bir kan bankasıdır. Kan bağışlarını kabul eden ve ihtiyaç sahiplerine bu kanları veren bir kuruluştur. “Kızılay Haftası” 29 Ekim-4 Kasım tarihleri arasında kutlanmaktadır. Bu konuda detaylı bilgi için Türk Kızılayının internet sitelerini ziyaret edebilirsiniz. Herhangi bir sağlık sorunu olmayan, kan değerleri standartlar dahilinde olan, 18-65 yaş arasında ve 50 kg’nın üzerindeki herkes kan verebilir.

Birine kan verilirken şu noktalara dikkat edilmelidir:

1) Kan, ihtiyaç sahibine dış ortamda herhangi bir kirlenmeye uğramadan verilmelidir.

2) Kan veren kişilerin herhangi bir bulaşıcı hastalığı olmamalıdır.

 

 

Kaynak: MEB 6.Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir