Çevremizdeki değişiklikleri algılamamızı sağlayan; dil, deri, kulak, burun ve göz adı verilen yapılara duyu organı denir.

GÖZ

Göz, çevremizdeki cisimleri görmemizi sağlar. Gözü oluşturan yapılar iki gruba ayrılır.

Gözü Koruyan Yapılar

  • Kaş : Alnımızdan akan terin göze girmesini engeller.
  • Kirpik : Toz gibi yabancı maddelerin göze girmesini engeller.
  • Göz kapağı : Gözü dış etkilerden korur. Tehlike anında yabancı maddelerin göze kaçmasını engellemek için göz kapağı kapanır.
  • Gözyaşı bezleri : Gözyaşı salgısını üreterek gözün nemli kalmasını sağlar. Gözyaşı gözün mikrop kapmasını da önler.

Görme İle İlgili Yapılar

  • Sert tabaka : Gözün en dış kısmında bulunan ve gözü dış etkilere karşı koruyan bir yapıdır. Beyaz renkli ve parlaktır. Ön kısmında ışığı kıran saydam tabaka kornea bulunur.
  • Damar tabaka : Sert tabakanın altında bulunur. Kan damarlarından oluşur. Bu damarlar gözün beslenmesini sağlar. Göze rengini veren iristir. İrisin ortasında gelen ışığa göre büyüyüp küçülen göz bebeği bulunur. Göz bebeğinden gelen ışığı kıran yapı göz merceğidir.
  • Ağ tabaka : Işığa duyarlı yapılar bulunur. Bu tabakada sarı leke ve kör nokta bölgeleri bulunur. Sarı leke, görme olayının gerçekleştiği bölgedir. Sarı lekede görüntü ters oluşur, beyinde doğru olarak yorumlanır. Kör noktada görme sinirleri olmadığı için görüntü bu bölgede oluşmaz.

gozun-yapisi

Göz Kusurlarının Giderilmesinde Kullanılan Teknolojik Gelişmeler

Hipermetrop: Hipermetrop olan kişiler uzağı görmelerine rağmen yakındaki cisimleri net göremezler. Net görüntü elde edebilmek için takılan gözlük ve lenslerde ince kenarlı mercek kullanılır.

Miyop: Miyop olan kişiler yakını görmelerine rağmen uzaktaki cisimleri net göremezler. Net görüntü elde edebilmek için takılan gözlük ve lenslerde kalın kenarlı mercek kullanılır.

Astigmat: Bu göz kusurunda görüntü bulanıktır. Bu kusur, silindirik mercekle düzeltilir.

Şaşılık: Bu göz kusuru doğuştandır. Ameliyatla düzeltilir.

Hipermetrop, miyop, astigmat göz kusurlarının gözlük veya lenslerle tedavisi mümkündür. Bu göz kusurları, lazer yöntemiyle yapılan tedavi ile de giderilebilir.

Görme engelliler, yazıları okumak için Braille (Breyıl) alfabesi kullanırlar. Bu alfabede harfler kabartma noktalardan oluşmaktadır.

Braille alfabesinin dışında görme engelliler için farklı teknolojik gelişmelerden bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:

Belediyeler tarafından otobüslere, duraklara ve trafik ışıklarına sesli ve ışıklı uyarı sistemleri takılmaktadır. Kaldırımlara görme engellilerin rahatça yürüyebilmesi için kabartılmış sarı şeritler eklenmektedir.

Yarasaların yön bulma özelliğinden esinlenerek engellilerin göğüs ve baş bölgesine gelen tehlikeleri algılayabilecek baston tasarlanmıştır. Bu baston, navigasyon özelliği sayesinde istenilen yere kolayca gitmeyi mümkün kılarken, engelli kişinin cep telefonuna bluetooth ile bağlanarak telefonunu kontrol etme imkânı da sağlamaktadır.

Bilgisayar ve cep telefonlarında görme engelli bireylerin rahatlıkla kullanabileceği sesli uygulamalar bulunmaktadır.

Ayrıca görme engellilere ilaç kullanımında kolaylık sağlamak için kabartma etiketli ve sesli uyarı yapan ilaç kutuları geliştirilmiştir.

Göz Sağlığımızı Korumak İçin Almamız Gereken Tedbirler

  • Gözümüzü temiz tutmalıyız.
  • Başkasına ait lensi veya gözlüğü takmamalıyız.
  • Başkasına ait havlu, mendil gibi eşyaları kullanmamalıyız.
  • Televizyonu yakından izlememeliyiz.
  • Bilgisayar ekranına uzun süre bakmamalıyız.
  • Yazma ve okuma sırasında gözümüz ile nesne arasında yaklaşık 25-30 cm mesafe olmalı.
  • Aşırı güneş ışığından korunmak için güneş gözlüğü kullanmalıyız.
  • Göz sağlığı için A vitamini içeren besinler (havuç, yeşil sebzeler, yumurta) tüketmeliyiz.
  • Herhangi bir rahatsızlık anında doktora gitmeliyiz.

😊 Göz doktorları göz ile ilgili rahatsızlıklarda uygun tedavi yöntemini belirler ve reçete hazırlar. ‘’Optisyenler’’ uygun gözlük veya lens seçiminde yardımcı olur.

KULAK

Hem işitme hem de denge organımızdır. Dıştan içe doğru üç bölümden oluşur.

  1. Dış Kulak: Kulak kepçesi, kulak yolu ve kulak zarından oluşur. Kulak kepçesi, ses dalgalarını toplar. Ses dalgaları kulak yolundan ilerleyerek kulak zarına gelir. Kulak yolunda bulunan kıllar ve kulak sıvısı kir ve tozu tutar. Ayrıca kulak sıvısı kulak zarının kurumasını önler. Kulak kepçesinde toplanıp kulak yoluna iletilen ses dalgaları, kulak zarını titreştirerek orta kulağa gelir.
  2. Orta Kulak: Vücudumuzun en küçük kemikleri olan çekiç, örs ve üzengi kemikleri orta kulakta bulunur. Ayrıca oval pencere ve östaki borusu da kulağın bu kısmında bulunur. Üzengi kemiği oval pencereye bağlanır. Östaki borusu ise yutağa açılır ve kulak zarının iki tarafındaki basıncı dengeler. Böylece yüksek sesli ortamlarda kulak zarının yırtılması engellenmiş olur.
  3. İç Kulak: Dalız, salyangoz ve yarım daire kanalları iç kulakta bulunur. Orta kulakta bulunan oval pencereden gelen ses dalgaları dalız tarafından salyangoza iletilir. Salyangozun içinde işitme sinirleri sesi beyne iletir. Yarım daire kanallarının işitme ile ilgili görevi yoktur. Beyinciğe vücudun dengesi için yardımcı olur.

kulak

Kulak Kusurlarının Giderilmesinde Kullanılan Teknolojik Gelişmeler

Kulağına cihaz takan kişileri fark etmişsinizdir. İşitme kayıpları doğuştan olabildiği gibi sonradan da olabilir. Şiddetli seslerin etkisi altında kalmak işitme kaybına sebep olur. İşitme kaybı oluştuğunda işitme cihazı kullanılır.

İşitme engeli olan kişiler, çevreleriyle iletişim kurabilmek için işaret dilini kullanırlar. İşaret dili, kelimeleri veya harfleri ifade etmek için mimiklerin ve ellerin kullanıldığı bir dildir.

Kulak Sağlığımızı Korumak İçin Almamız Gereken Tedbirler

  • Kulağımızı temiz tutmalıyız.
  • Kulağımıza herhangi bir nesne sokmamalıyız.
  • Yüksek sesli ortamlarda bulunmamalı, bulunduğumuz taktirde ağzımızı açık tutmalıyız.
  • Kulağımızı darbelerden ve soğuktan korumalıyız.
  • Kulağımıza su kaçtığında kulağımızı kurulamalıyız.
  • Diş çürüklerini; burun, geniz ve boğaz enfeksiyonlarını zamanında tedavi ettirmeliyiz.
  • Herhangi bir rahatsızlık anında doktora gitmeliyiz.

BURUN

Burun hem koklama organı hem de solunum sistemi organıdır. Kemik ve kıkırdaktan oluşmuştur. İçi mukus tabakası ile kaplıdır. Bu salgı burnun nemli kalmasını sağlar. Ayrıca mukus salgısı ve burun kılları, soluk alma ile burna giren toz ve mikropları tutar. Burnun içindeki kılcal damarlar ise solunan havayı ısıtır.

Burnun üst kısmında sarı bölge bulunur. Koklama ile ilgili yapılar bu bölgede yer alır.

burun

Koku Yorgunluğu: Burundaki duyu hücreleri çabuk yorulur. Burna sürekli aynı koku gelirse hissedilen koku zamanla azalır veya koku hiç hissedilemez. Buna koku yorgunluğu denir. Bu durumda burun ancak farklı bir kokuyu algılayabilir.

Burun Sağlığımızı Korumak İçin Almamız Gereken Tedbirler

  • Burnumuzu karıştırmamalıyız.
  • Burun kıllarını koparmamalıyız.
  • Burun içine bir şey sokmamalıyız.
  • Ne olduğunu bilmediğimiz maddeleri koklamamalıyız.
  • Burnumuz tıkanmışsa mutlaka temizlemeliyiz.

Burun kanamalarında:

  • Burnu kanayan kişi başını hafifçe öne eğer.
  • Burnu kanayan kişi burun kökü üzerine bastırarak basınç yapar.
  • Bu sırada ağızdan soluk alıp verir ve asla sümkürmez.

DİL

Dil, yiyip içtiğimiz besinlerin tatlarını almamızı sağlayan duyu organımızdır. Dil ayrıca çiğnemeye, yutmaya ve konuşmaya yardımcı olur.

Yiyip içtiğimiz besinlerin tadını alabilmek için besinlerin tükürükte çözünmesi gerekir. Dilin üzerinde tatları algılamayı sağlayan tat tomurcukları bulunur. Acaba dilimizin her bölgesi bütün tatları alabilir mi?

Dilimizin her bölgesi tüm tatları alır. Ancak dilimizin bazı bölgelerinde bazı tatları alan tat tomurcukları fazladır. Dilimizin ucu tatlı, ön yanlar tuzlu, arka yanlar ekşi ve arkası acı tadını daha fazla alır.

dil

Koku alma ile tat alma organlarımız birlikte bir uyum içinde çalışır. Besinlerin dilimizle tadını, burnumuzla kokusunu algılarız. Kokusunu iyi alamadığımız besinlerin tadını da iyi alamayız. Örneğin nezle olup da burnumuz tıkandığında besinlerin kokusunu alamadığımız için tadını da iyi alamayız.

Dil Sağlığımızı Korumak İçin Almamız Gereken Tedbirler

  • Ağız temizliğine önem vermeliyiz.
  • Çok soğuk ve çok sıcak yiyecekler yememeli ve içecekler içmemeliyiz.
  • Dişlerimizi fırçalarken dilimizin üzerini dikkatlice arkadan öne doğru fırçalamalıyız.
  • Ne olduğunu bilmediğimiz maddelerin tadına bakmamalıyız.

DERİ

Vücudumuzun en büyük duyu organıdır. Vücudumuzun dışını tamamen kaplar. Cismin sert, yumuşak, sıcak, soğuk olması gibi özelliklerini derimizle hissederiz. Deri iki bölümde incelenir.

1.Üst Deri: Deriye rengini veren yapılar burada bulunur. Derinin alt bölümlerini dış etkenlerden korur. Burada kan damarları ve sinirler bulunmaz. Üst kısmı cansızdır. Dış etkenlerin etkisiyle ölü hücreler aşınıp döküldükçe alttan yeri doldurulur.
2.Alt Deri: Kan damarları, ter bezleri, kıl kökleri, yağ bezleri, sinirler ve kıl kasları burada yer alır. En alt kısmında yağ tabakası bulunur. Bu tabaka vücudumuzu darbelerden koruyarak vücuttaki ısı kaybını önler. Ter bezleri ise terleme ile boşaltıma yardımcı olur.

deri

Deri Sağlığımızı Korumak İçin Almamız Gereken Tedbirler:

  • Vücudumuzu temiz tutup sık sık banyo yapmalıyız.
  • Derimizi ezilme, kesilme ve yanıklardan korumalıyız.
  • Bol bol su içmeliyiz.
  • Güneş altında fazla kalmamalıyız.

Deri hastalıkları ve tedavisi ile ilgili çalışma yapan bilim dalına dermatoloji denir. Bu bilim dalında çalışan uzmanlar dermatologlardır. Dermatologlar ‘’dermatoskop’’ adı verilen bir araç ile ciltte inceleme yaparlar.

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir