Geçmişten Günümüze Periyodik Sistem

Doğada bulunan elementlerin daha kolay incelenebilmesi, arandığında daha kolay bulunabilmesi için belirli özelliklerine göre sınıflandırılmıştır. Elementlerin sınıflandırılması sonucunda periyodik
sistem oluşmuştur.

Joharın Döbereiner
Bu konuyla ilgili ilk çalışmayı 1829 yılında Johann Döbereiner, benzer özellik gösteren elementlerden üçlü gruplar oluşturarak gerçekleştirmiştir. Ona göre; lityum, sodyum, potasyum benzer özellikler gösterdiği için bir grup oluşturuyordu.

Alexandre Beguyer de Chancourtois
Benzer fiziksel özellik gösteren elementleri dikey sıralarda olacak şekilde sarmal olarak sıralamıştır. Fakat bu listede elementlerin dışında bazı iyonlara ve bileşiklere de yer vermiştir

John Newlands
O devirde bilinen 62 elementi artan artan ağırlıklarına göre sıralamış, ilk 8 elementten sonra benzer fiziksel ve kimyasal özelliklerin tekrar ettiğini fark etmiştir.
“Bir numaralı elementten sonra gelen sekizinci element ilk elementin bir çeşit tekrarıdır; tıpkı müzikte bir bir oktavın sekizinci sesi gibi..” J- Nevvlands (1864)

Dimitri İvanovıc Mendeleyev
Lothar Meyer
Mendeleyev ve Meyer birbirlerinden habersiz, aynı dönemde elementleri sınıflandırmış ve aynı sıralamayı bulmuşlardır Ancak Meyer elementleri benzer fiziksel özelliklerine göre sıralarken, Mendeleyev bu sıralamada atom ağırlığını göz önünde bulundurmuştur. Mendeleyev oluşturduğu çizelgede elementlerin düzenli olarak yinelenen özellikler gösterdiğini fark etmiştir. Bu çizelge elementlerin birbirleriyle ilişkilerini yansıtmıştır. Örneğin; soldan sağa doğru gidildikçe element atomlarının proton sayıları; yukarıdan aşağıya doğru inildikçe element atomlarının katman sayıları artmaktadır. Bu sıralama günümüzde kullanılan elementlerin sınıflandırılmasına yakın bir sıralamadır.

Henry Moseley
Günümüzde kullanılan modern periyodik sistemin temeli protonun keşfine dayanmaktadır. Henry Moseley (Henri Mozeli) adlı bilim insanı, elementleri, element atomlarının proton sayılarına (atom numarasına) göre düzenlemiştir. Elementlerin numarası element atomlarının proton sayısına, proton sayısı da atom numarasına karşılık gelmektedir.

Glenn Seaborg
Moseley`in, elementleri proton sayılarının artışına göre sıralamasından sonra, son değişiklik Glenn Seaborg (Gılen Siborg) tarafından gerçekleştırilmiştir. Glenn Seaborg çizelgenin altına iki sıra daha ekleyerek periyodik sisteme son şeklini vermiştir.

Atomlar, proton sayılarına göre çizelgeye yerleştirildiğinde elementlerin özellikleri belirli aralıklarla tekrar eder. Bu nedenle bu tabloya periyodik sistem (periyodik tablo) adı verilmiştir. Periyodik sistemde elementler, artan atom numaralarına göre düşey ve yatay sıralar oluşturur. Periyodik sistemdeki düşey sıralara grup, yatay sıralara periyot adı verilir.

Periyodik sistemde 7 tane periyot, 18 tane grup vardır. Gruplardan 8 tanesi “A” grubu, olarak adlandırılır. A grupları; 1A, 2A, 3A, …, 8 A olarak gösterilir.

Periyodik tabloda yukarıdan aşağıya gidildikçe:
♦ Atom numarası (Proton sayısı) artar.
♦ Kütle numarası artar.
♦ Metalik özellik artar, ametalik özellik azalır.
♦ Son katmanında elektron sayıları değişmez.
♦ Atom hacmi (çapı) artar.
♦ Katman sayısı (Periyot sayısı) artar.
♦ Elektron verme isteği artar.

Periyodik tabloda soldan sağa doğru gidildikçe:
♦ Atom numarası (Proton sayısı) artar.
♦ Kütle numarası artar.
♦ Katman sayısı (Periyot sayısı) değişmez.
♦ Atom hacmi (çapı) azalır.
♦ Değerlik elektron sayısı (son yörüngedeki elektron sayısı) artar.
♦Metalik özellik azalır, ametalik özellik artar.
♦ Elektron alma isteği artar

ELEMENTLERİN SINIFLANDIRILMASI

Periyodik sistemde bulunan elementlerden bazıları parlak görünümlüyken bazıları mat görünümlüdür. Bazıları yumuşaktır, şekil alabilir; bazıları ise sert ve kırılgandır. Bazı elementler katı, bazıları sıvı, bazıları ise gaz hâlinde bulunur.

Dünya’daki her şey elementlerden oluşur. Elementler görünüm, elektriği iletme, fiziksel hâl, elektron alıp verme gibi pek çok özellikler dikkate alınarak metal, ametal ve yarı metal şeklinde sınıflandırılır.

İLK 20 ELEMENT

1-Hidrojen (H)

2-Helyum (He)

3-Lityum (Li)

4-Berilyum (Be)

5-Bor (B)

6-Karbon (C)

7-Azot (N)

8-Oksijen (O)

9-Flor (F)

10- Neon (Ne)

11-Sodyum (Na)

12-Magnezyum (Mg)

13-Alüminyum (Al)

14-Silisyum (Si)

15-Fosfor (P)

16-Kükürt (S)

17- Klor (Cl)

18- Argon (Ar)

19-Potasyum (K)

20-Kalsiyum (Ca)

METALLER

Metaller genellikle dayanıklı, ağır ve parlak görünümlüdür.

Demir, bakır, alüminyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, kurşun, kalay ve cıva günlük yaşamda karşılaştığımız metallerden bazılarıdır.

Metaller günlük yaşamda pek çok alanda karşımıza çıkar. Tencere, kaşık, çatal, elektrik telleri, elektronik cihazlar, inşaat malzemeleri ve daha birçok alanda metaller kullanılır. Örneğin; kalsiyum diş macunlarında, kireç ve çimento üretiminde; cıva termometre, diş dolgusu ve pil yapımında kullanılır. Altın, ziynet ve süs eşyası yapımında; kurşun ise akü, lehim ve pil yapımında kullanılan metallerdendir.

Periyodik sistemdeki elementlerin büyük kısmını metaller oluşturur. Metaller periyodik sistemin daha çok sol ve orta kısmında bulunur.

Ametaller (H hariç) periyodik sistemin sağ üst köşesinde yer alır.

Metallerin özelliklerinden bazıları aşağıda sıralanmıştır:

Oda koşullarında genellikle katı hâlde bulunurlar. Sadece cıva (Hg) katı hâlde bulunmaz.

Yüzeyleri parlaktır.

Tel ve levha hâline getirilebilirler.

Isıyı ve elektriği iletirler. Bu nedenle elektrik telleri, soba gibi pek çok araç gerecin yapımında kullanılır.

Erime ve kaynama noktaları yüksektir.

Atomik yapılıdırlar.

Son katmanlarında 1, 2 ya da 3 elektron bulunduran ( Bor hariç ) atomlar metalik özelliğe sahiptirler.

1A grubundaki metallerin özel adları alkali metaldir. ( Lisenin Namlı Kimyacısı Rabia’nın Cüssesini Fırlattı

(Lityum, Sodyum, Potasyum, Rubidyum, Sezyum, Fransiyum) 🙂

2A grubundaki metallerin özel adları toprak alkali metaldir. ( Beymen Magazasında Canan’a Sarılırken Babama Rastladım. ) (Berilyum, Magnezyum, Kalsiyum, Stronsiyum, Baryum, Radyum) 🙂

Metaller elektron vererek katyon oluştururlar. Yani ” + ” değerlik alırlar.

Metaller kendi aralarında bileşik oluşturamazlar. Ancak ametaller ile iyonik bağlı bileşik oluşturabilirler.

AMETALLER

Ametaller katı, sıvı ve gaz hâlinde bulunabilir.

Ametallerden kükürt, kauçuk üretiminde ve tarım ilacı yapımında kullanılır. Klordan, suların dezenfekte edilmesinde ve temizlik malzemesi yapımında yararlanılır. İyot, ilaç ve mürekkep yapımında kullanılır. Kömürün yapısında bulunan karbondan çelik üretimi gibi pek çok alanda yararlanılır.

Ametallerin özelliklerinden bazıları şunlardır:

Yüzeyleri mattır.

Isı ve elektriği iyi iletmezler.

Tel ve levha hâline gelmezler.

Molekül yapılıdırlar.

Oda sıcaklığında farklı hâllerde bulunabilirler.

Erime ve kaynama noktaları düşüktür.

Metaller elektron alarak anyon oluştururlar. Yani ” – ” değerlik alırlar.

Ametaller ametaller ile kovalent bağlı bileşik oluşturur.

Son katmanlarında 5, 6, 7 ya da 8 elektron bulunduran atomlar ametalik özelliğe sahiptirler.

7A grubundaki ametallerin özel adları halojendir. (Fare Celal’in Burnunu Isırıp Attı)

(Flor, Klor, Brom, İyot, Astatin) 🙂

Ametallerden 8A grubunda yer alanlar soygaz olarak adlandırılır. Soygazlardan bazıları, uçan balonların içinde ve bazı neon lambalarda kullanılır. Çok hızlı hareket eden cisimlerin fotoğraflarını çekebilmek için bazı soygazlardan yararlanılır. Ayrıca, elektrik ampullerinin doldurulmasında da soygazlar kullanılır. (Hergele Necip Aradığı Kardeşini Xenarda Rendeledi)

(Helyum, Neon, Argon, Kripton, Ksenon, Radon) 🙂

Not: Helyumun son katmanında 2 elektron olmasına rağmen 8A grubunda yer alır.

Soygazlar periyodik sistemin en son grubunda yer alır.

Soygazların özelliklerinden bazıları aşağıda verilmiştir:

Erime ve kaynama noktaları düşüktür.

Tel ve levha hâline getirilemezler.

Oda sıcaklığında gaz hâlinde bulunurlar.

YARI METAL

Periyodik tabloda metaller ve ametaller arasında olan bazı elementler vardır. Bunlar yarı metal olarak adlandırılır.

Bor, silisyum, germanyum,arsenik, tellür ve polonyum yarı metallere örnektir.

Önemli bir yarı metal olan silisyum, güneş enerjisi panelleri ve yapı malzemelerinde kullanılır. Ülkemizde çok fazla bulunan bor, ısıya dayanıklı cam imalatında, roketlerde ateşleyici olarak ve nükleer santrallerde kullanılır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir