Canlılar, Dünya’nın dış katmanında yani yer kabuğunda yaşarlar. Yer kabuğunda dağlar, tepeler, ovalar, vadiler, yaylalar gibi yeryüzü şekilleri bulunur. Yer kabuğu ve yeryüzü şekilleri kayaçlardan oluşmuştur. Yer kabuğu okyanus, deniz ve göllerin altında da devam eder. Yer kabuğu karaların olduğu yerlerde kalın, okyanus tabanlarında daha incedir.

Üzerinde yaşadığımız  yer kabuğu kaya, taş ve topraktan meydana gelir. Bunlar yer kabuğunda yani kara tabakasında bulunur. Yer kabuğunun en üst katmanını oluşturan toprak, kaya ve taş parçalarına kayaç adı verilir. Sünger taşı ve kireç taşı kayaçlara örnektir.

Kayaçların sıcaklık farkı, yağmur ve rüzgâr gibi etkenlerle aşınıp parçalanmasıyla kayalar oluşur. Kayaların ufalanmasıyla taşlar, taşların ufalanmasıyla da toprak meydana gelir.

Kayaçların yapısında mineraller bulunur. Her kayaç, farklı minerallerden oluşur. Taş, kaya ve toprakların farklı renklerde, parlaklıkta ve sertlikte olmalarının nedeni içerdiği farklı minerallerdir.

Kayaçların bazıları çok değerlidir. Altın, gümüş, bakır, bor, demir, kurşun, cıva, linyit ve mermer değerli kayaçlara örnek olarak verilebilir. Yer kabuğunun farklı derinliklerinden çıkarılan ve ekonomik değeri olan kayaçlara maden denir. Altın, gümüş, bakır, demir gibi madenler kayaçların içinde bulunur. Bu kayaçları yeryüzüne çıkarabilmek için maden ocakları açılır. Maden ocaklarından çıkarılan kayaçlara birtakım işlemler uygulanır. Kayaçlar, güçlü matkaplar ve kesici aletler ile parçalanıp yüksek ısılarda eritilir. Böylece ekonomik olarak değersiz taş ve topraklarından arındırılmış olur. Çeşitli araç gereçlerin üretimi için gerekli bir ham madde hâline gelir. Evimizde kullandığımız birçok araç gerecin ham maddesi madenlerdir.

Madenler, mutfakta kullandığımız çatal, bıçak, kaşık, tencere gibi araç gereçlerde; televizyon, bilgisayar, telefon gibi elektronik aletlerde ham madde olarak kullanılmaktadır.

Madenler teknolojinin gelişmesinde önemli bir yere sahiptir. Madenler; uçak, tren, otomobil, yapay uydu vb. araçların yapımı gibi pek çok alanda kullanılmaktadır.

FOSİLLER

Üzerinde yaşadığımız kayaç tabakasında pek çok bitki ve hayvan kalıntısı vardır. Bu kalıntılar milyonlarca yıl önceki canlılara aittir. Bu canlıların taşlaşmış olan kalıntıları fosil olarak adlandırılır.

Fosiller Nasıl Oluşmuştur?

Ölen her canlı fosilleşmez. Fosilleşmenin oluşabilmesi için bazı şartların sağlanması gerekir. Öncelikle canlı kalıntısının havayla temasının hemen kesilmesi gerekir. Canlı kalıntısının üstü kum, kil, toprak tabakalarıyla örtülerek havayla teması kesilir. Havayla teması kesilen canlı kalıntısı çürümeye uğramaz ve böylece binlerce yıl bozulmadan kalabilir.

Fosil, milyonlarca yıl süren tüm bu aşamaların sonunda ortaya çıkar. Fosilleşme sadece kayaçlarda gerçekleşmez. Buzullarda ve bitki reçinesinde de gerçekleşebilir. Buz kütlesi içinde mamut fosilleri, bitki reçinesi içinde böcek ve küçük sürüngen fosilleri de bulunmuştur. Bir kayaç kütlesinde birkaç kayaç tabakası olabilir. En alttaki kayaç tabakasında bulunan fosiller, üst tabakalardaki fosillere göre daha eskidir.

Fosiller incelendiğinde geçmişte yaşamış canlılar, bu canlıların yaşadığı bölge ve bu bölgenin iklim koşulları hakkında bilgi edinilir. Fosilleri incelemek bilimsel bir iştir. Fosiller hakkında çalışmalar yapan bilim insanları fosilleri inceleyerek canlının vücut yapısı, beslenme şekli ve yaşadığı dönem hakkında bilgi sahibi olabilirler.

Fosil bilimine paleontoloji, bu bilimle uğraşan bilim insanlarına ise paleontolog denir.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.